KuzeyDoğa Derneği, BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) Akredite Sivil Toplum Kuruluşu ve Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) üyesidir.

Bizi arayın / Call us

+90 536 329 71 39

+90 474 212 38 84  

KuzeyDoğa Derneği

Ortakapı Mah. Şehit Yusuf Bey Cad.  No:93 Merkez / Kars / Türkiye

KuzeyDoga Association is an acredited CSO in the context of United Nation Convention Combat Desertification  (UNCCD) and a member of International Union for Conservation of Nature (IUCN).

Kurt (Canis lupus) Uydu Takip Projesi

Küçük akbaba (Neophron percnopterus) ülkemizde görülen dört tür akbabadan en küçüğü ve dünya çapında soyu en tehlikede olanıdır. Hayvan leşleri, çöpler, diğer kuşların yumurtaları, ufak omurgalılar ve küçük böceklerle beslenir. Dünyadaki nüfusu hızla düşen küçük akbaba ülkemizde hala düzenli olarak üremektedir; fakat küçük akbaba Türkiye’deki tüm kuş türleri arasında durumu küresel boyutta en hızla kötüye giden kuş türüdür. Kars ve Iğdır illerindeki Arpaçay kanyonu ve Aras vadisi küçük akbabanın Doğu Anadolu bölgesindeki önemli yaşama alanları arasındadır. Ancak bu alanların ikisinin de herhangi bir koruma statüsü bulunmamaktadır. KuzeyDoğa Derneği olarak, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ve Utah Üniversitesi işbirliğiyle dünyada nesli tehlike altında olan Küçük Akbaba’nın Türkiye’de ilk defa uydu vericisi takılarak takibine başladık. Bu sayede dünya çapında nesli tehlike altında olan küçük akbabanın dolaştığı ve beslendiği yerler, göç rotası ve kullandığı doğal alanlar hakkında detaylı bilgi sahibi olunacaktır. 

2011 yılında KuzeyDoğa Derneği, Utah Üniversitesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Turkcell İletişim Hizmetlerin ortak çalışmasıyla yapılan Türkiye’nin ilk kurt yakalama ve takip çalışması, Sarıkamış Ormanı-Allahüekber Dağları Milli Parkı’nın bölgedeki büyük memeliler için ne kadar küçük olduğunu göstermiştir. Büyük yırtıcılar, büyük korunan alanlara ihtiyaç duyarlar. Verici ile takip edilen kurtlar, sadece bir yıl içerisinde milli parkın 23 katı büyüklüğünde alanı kullanmıştır. Çalışmanın sonuçları ise Türkiye’nin yaban hayatı üzerindeki insan tehditinin en somut göstergesi olmuştur, öyle ki takip edilen 5 kurdun 4’ü, 10 ay içerisinde öldürüldü. Üçü genç, ikisi ise erişkin olan kurtların %80’i bir yılın sonunu göremedi ve maalesef hepsi insan faktörü sonucunda öldü. Bu kurtların ikisinin araba çarpması sonucu ölmesi, Sarıkamış ormanının içinden geçen yolların, özellikle yeni Kars-Erzurum karayolunun oluşturduğu tehdidi de açıkça göstermiştir. Şimdiye kadar 10 kurda verici ile izlenme altına alınmıştır. 

Proje amaçlarını özetlersek:

·         Türkiye üzerine araştırma yapılmamış kurtların yaşama alan büyüklükleri, mevsimsel olarak davranışlarını ortaya çıkarmak.

·         İnsan – Kurt arasında ki çatışmasını azaltmak için önlemler almak.

·         Sarıkamış özelinde elde edilecek veriler ile uzun vadede Türkiye’deki kurt sayısını tahmini olarak belirlenmesi 

KuzeyDoğa Derneği’nin Türkiye’de ilk defa gerçekleştiği kurt yakalama ve takip projesinin ilk yıl sonuçları, kurtlar için Türkiye’nin koruma alanlarının ne kadar küçük kaldığını ve de insanlar ile yolların yaban hayatı için oluşturduğu tehdidi bilimsel olarak gösterdi. 2,5 yaşındaki erkek kurt Doğa simli, bir yılda 5423 km yürüdü.  Doğa, bir yılda 5324 km2’lik yani yaklaşık İstanbul ilinin yüzölçümü kadar bir alanı da kullandı. Ölmeden önceki 10 aylık süre içerisinde 2181 km yürüyerek 1160 km2’lik alanı kullanan Kuzey ise, her yıl yollarda ölen binlerce hayvanın bir sembolü oldu.

Bozayı (Ursus arctos) Uydu Takip Projesi

KuzeyDoğa Derneği olarak 2012 yılında, ülkemizde bayrak tür olarak kabul edilen ve en büyük kara hayvanı olan bozayıların ekolojisinin araştırılması, daha etkin korunmaları ve insan-yaban hayat çatışmasını azaltmak için 34 bozayıyı vericilerle izlemeye aldık. Ayrıca National Geographic Vakfı tarafından bozayılara özel kameralar takılarak bozayıların gözünden dünyanın nasıl göründüğü de kaydedildi. Bu çalışma sırasında, dünyada bir ilk de gerçekleştirildi, National Geographic Vakfı tarafından geliştirilen kameralar, KuzeyDoğa Derneği uzmanlarınca vericilerin üzerine monte edildi. Bu sayede bozayının GPS konum bilgileri ile video görüntüleri birleştirildi. Böylece bozayıların gün içerisindeki davranışları kendi gözlerinden belgelendi. 

İlk elde edilen veriler 2008’de KuzeyDoğa Derneği tarafından önerilen ve 2012’de Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ilk yaban hayatı koridorunun mutlak gerekliliğini gözler önüne seriyor.

 

Proje amaçlarını özetlersek:  

  • Türkiye üzerine çok fazla araştırma yapılmamış bozayıların yaşama alan büyüklükleri, mevsimsel olarak davranışlarını ortaya çıkarmak.

  • İnsan – Bozayı arasında ki çatışmasını azaltmak için önlemler almak.

  • Sarıkamış özelinde elde edilecek veriler ile uzun vadede Türkiye’deki bozayı sayısının tahmini olarak belirlenmesi

Kuzey Doğa Derneği Başkanı Doç Dr. Şekercioğlu liderliğinde yürütülen Doğu  Anadolu'nun Yaban Hayatını Araştırma ve Koruma Projesi kapsamında, Zürih, Kafkas,  Zagreb ve Boğaziçi üniversitelerinden araştırmacıların katılımıyla uydu  vericileriyle yapılan takip sonucu, dünyanın bilinen ilk göçmen boz ayıları  Kars'ın Sarıkamış ilçesinde tespit edildi. 

Proje kapsamında Zürih, Kafkas, Zagreb ve  Boğaziçi üniversitelerinden araştırmacılarca Sarıkamış'taki boz ayı  popülasyonundan seçilen örnek ayılara takılan uydu vericilerle ayıların  hareketliliği tespit için yapılan çalışmada, Sarıkamış'taki sarıçam ormanlarında  yaşayan boz ayıların, kış öncesi yaklaşık 250 kilometre mesafe katederek Artvin  Şavşat'a göç ettikleri ve kış uykusu için geri döndükleri tespit edildi.

Boz ayılarda dünya literatüründe ortaya çıkarılan göçü ortaya koyan  araştırmanın bilimsel makalesi, İngiltere'de Journal of Zoology'de yayımlandı (yayına ulaşmak için tıklayınız).

Vaşak (Lynx lynx) Uydu Takip Projesi

KuzeyDoğa Derneği, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile olan protokolu kapsamında Utah, Zagreb, Kafkas, Boğaziçi ve Zürih üniversitelerinden katılan bilim insanlarıyla beraber gerçekleştirdiği “Doğu Anadolu Yaban Hayatını Araştırma ve Koruma Projesinde” bir ilke daha imza attı. 1.5 yıl süren çabaların sonunda Türkiye’de ilk kez yakalanıp verici takılan ve dünyanın görülmesi ve yakalanması en zor hayvanlarından olan vaşağın (Lynx lynx) 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde yakalaması anlamlı oldu. 

 

Ekip, 5 yaşında ve 15,3 kilogramlık erkek vaşağa GSM/GPS özellikli 350 gram ağırlığındaki tasmayı taktı. Ekip vaşağa Latince isminin anlamı olan Işık ismini koydu. Vaşağın kürkünün, daha önce yakalanan bozayı ve kurtlara göre daha temiz, bakımlı ve kenesiz olması dikkat çekti. En son teknolojiyi kullanan GSM/GPS tasması, vaşağın GPS koordinatlarını saat saat kaydederek ekibin cep telefonlarına SMS mesajları olarak yolluyor. Bu sayede vaşağın gittigi yerler, ne kadar dolaştığı, kullandığı alan ve diğer özellikleri gün gün takip ediliyor. Vaşak Işık’dan gelen ilk veriler, ormanlık alanın dışına çıkmadığını ve sekiz günde 52 km yol yürüyerek yaklaşık 70 km2lik bir alanı kullandığını gösterdi. Bir yıllık izlemenin sonunda vaşağın boynundan otomatik olarak düşecek tasma, vaşağını gizemli hayatını aydınlatacak.

 

Kısa kuyruklu, benekli, kuvvetli ve Türkiye’de düzenli görülen kedi türlerin en büyüğü olan vaşak, KuzeyDoğa Derneği tarafından kurulan fotokapanlarla Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yavruları ile birlikte ilk kez görüntülenmişti. Bu sayede KuzeyDoğa, küresel çapta tehlikede olan alt türü Kafkas Vaşağı’nın (Lynx lynx dinniki) Sarıkamış’da üreyen bir populasyonu olduğunu da ispatladı. Yöre insanının “Başak ”dediği bu muhtesem avcı, Türkiye’de düzenli görülen yabani kedi türlerinin en büyüğüdür. Normal bir kediden 5 kat daha ağır olan bir vaşak kendi ağırlığının 10 katından büyük avları yakalayabilir. Sarıkamış’da ise özellikle yaban tavşanı (Lepus europeaus) ve kemirgenlerle beslenmektedir.